Wilhelma, kökleri 1842 yılına, Württemberg Kralı I. Wilhelm'in bir yazlık saray ve bahçe kompleksi inşa ettirmesine kadar uzanan olağanüstü bir tesistir. 'Alhamra' sarayından ilham alınarak Mağribi (Endülüs) tarzında inşa edilen zarif pavyonlar, süslü kemerler ve nilüfer havuzları, İkinci Dünya Savaşı'nda hasar görmüş olsa da bugün hala parkın tarihi ve egzotik ruhunu korumaktadır. Wilhelma, sadece bir hayvanat bahçesi değil, aynı zamanda Almanya'nın en büyük botanik bahçelerinden biridir.
30 hektarlık bu devasa alanda dünyanın her kıtasından getirilmiş binlerce bitki ve hayvan türü bir arada yaşar. Ziyaretçiler devasa cam seralarda Amazon yağmur ormanlarının nemli atmosferini soluyabilir, Asya filleri ve Afrika zürafalarını doğal yaşam alanlarına benzetilmiş geniş bölgelerde gözlemleyebilirler. Özellikle goril ve bonobo gibi insansı maymunların bulunduğu 'Menschenaffenhaus' bölümü, tesisin en çok ilgi çeken noktalarındandır.
Bahar aylarında Avrupa'nın en büyük manolya korusunun çiçek açmasıyla Wilhelma, masalsı bir pembe renge bürünür. Botanik ve zoolojinin böylesine estetik ve tarihi bir mimariyle iç içe geçtiği bu kompleks, çocuklu ailelerin yanı sıra fotoğrafçılar ve doğa severler için de tam gün sürecek kusursuz bir kaçış noktasıdır.