Münih'in batısında yer alan Nymphenburg Sarayı, 1664 yılında Bavyera Elektörü Ferdinand Maria tarafından eşine hediye olarak yaptırılmaya başlanmış ve yıllar içinde genişleyerek Avrupa'nın en büyük kraliyet saraylarından biri haline gelmiştir. Geniş cephesi, önündeki su kanalı ve beyaz cephesiyle İtalyan villalarını andıran saray, Bavyera'nın en ünlü hükümdarlarından Kral II. Ludwig'in de doğduğu yer olması bakımından tarihi bir öneme sahiptir.
Sarayın iç mekanı, 17. ve 18. yüzyılın en gösterişli Barok ve Rokoko tarzlarıyla dekore edilmiştir. Tavan freskleriyle süslü devasa 'Steinerner Saal' (Taş Salon) ve Kral I. Ludwig'in dönemin en güzel kadınlarının portrelerini sergilediği meşhur 'Schönheitengalerie' (Güzeller Galerisi), ziyaretçileri en çok etkileyen odaların başında gelir. Ayrıca saray kompleksi içinde, paha biçilemez porselenlerin üretildiği ve sergilendiği Nymphenburg Porselen Manifaktürü de bulunmaktadır.
Sarayın asıl şöhretini pekiştiren unsurlardan biri de yaklaşık 200 hektarlık muazzam bahçesidir. Geometrik havuzlarla başlayan klasik Fransız barok stilindeki bahçe, arka kısımlara doğru ilerledikçe İngiliz tarzı daha doğal ormanlık alanlara dönüşür. Bahçenin içine gizlenmiş olan Amalienburg ve Badenburg gibi zarif av köşklerini keşfetmek, dev ağaçların gölgesinde yürüyüş yapmak ve kanallarda yüzen kuğuları izlemek eşsiz bir deneyimdir.