Münih demek aynı zamanda BMW (Bayerische Motoren Werke) demektir. Olimpiyat Parkı'nın hemen karşısında, efsanevi dört silindir şeklindeki BMW genel merkezinin yanında yer alan BMW Müzesi, mimari olarak devasa bir gümüş çanağı andırır. Müze, 1916 yılından günümüze kadar markanın ürettiği ikonik motosikletleri, uçak motorlarını, efsanevi yarış araçlarını ve klasikleşmiş otomobil modellerini muazzam bir tasarım zarafetiyle sunar.
Müzenin sarmal rampalarından aşağıya doğru inen sergi rotası, ziyaretçilere otomotiv mühendisliğinin evrimini sadece teknik bir dille değil, bir yaşam tarzı olarak aktarır. James Bond filmlerinde kullanılan özel üretim araçlardan fütüristik konsept tasarımlara kadar uzanan araç yelpazesi, devasa dijital ekranlar ve interaktif sanat enstalasyonlarıyla (Kinetik Heykel gibi) desteklenerek benzersiz bir görsellik yaratır.
Müzenin hemen köprü ile bağlandığı karşı tarafında ise, uzay üssünü andıran mimarisiyle girişin tamamen ücretsiz olduğu BMW Welt (BMW Dünyası) yer alır. Burası bir müzeden ziyade, markanın en son teknolojilerinin, yeni modellerinin (Rolls-Royce ve MINI dahil) sergilendiği devasa bir deneyim ve teslimat merkezidir. Araçları yakından incelemek, kokpitine oturmak ve mimari yapının görkemini fotoğraflamak için harika bir komplekstir.