Pazar meydanını Weser Nehri kıyısına bağlayan yaklaşık 110 metre uzunluğundaki Böttcherstraße, tamamen kızıl tuğlalar kullanılarak inşa edilmiş eşsiz bir mimari sanat eseridir. Ortaçağda fıçı ustalarının (Böttcher) yaşadığı sıradan bir sokak iken, 1920'lerde kahve tüccarı ve sanat hamisi Ludwig Roselius tarafından satın alınmış ve dönemin önde gelen sanatçıları tarafından Ekspresyonist (Dışavurumcu) tarzda baştan yaratılmıştır.
Sokağın girişi, baş melek Mikail'in ejderhayı öldürüşünü tasvir eden altın kaplamalı devasa 'Işık Getiren' (Lichtbringer) rölyefiyle taçlandırılmıştır. Sokak boyunca uzanan binaların her birinin kendine has bir adı ve teması vardır. Paula Modersohn-Becker Müzesi, Roselius-Haus Müzesi, sanat atölyeleri ve restoranlar bu sıra dışı binaların içerisine gizlenmiştir.
Sokağın en popüler noktalarından biri de, iki çatı arasında yer alan ve Meissen porseleninden yapılmış 30 adet çandan oluşan Glockenspiel (çan oyunu) alanıdır. Yılın belirli aylarında her saat başı çalan bu çanlar, ziyaretçilere hem görsel hem de işitsel büyüleyici bir gösteri sunar.