Mainz'ın konumu, bölgedeki diğer tarihi ve turistik merkezlere kolay erişim sağlar. Kentin hemen yakınında, yaklaşık 35 km mesafede bulunan Bad Kreuznach, özellikle sağlık turizmi ve Orta Çağ mimarisiyle Mainz gezi programlarına dahil edilmesi gereken bir destinasyondur.
Bad Kreuznach'ın sunduğu benzersiz özellikler şunlardır:
- Alte Nahebrücke (Eski Nahe Köprüsü): 1300 civarında inşa edilen ve üzerinde 15-16. yüzyıldan kalma dört adet "köprü evi" barındıran dünyadaki nadir yapılardan biridir.
- Salinental Valley: Avrupa'nın en büyük açık hava inhalasyon tesisi olan 1.1 km uzunluğundaki devasa mezuniyet kuleleri (Gradierwerk) sayesinde deniz havası etkisi yaratan bir sağlık parkıdır.
- Kurpark ve Termal Tesisler: 19. yüzyıldan bu yana şifalı tuzlu sularıyla ünlü olan kentin "Crucenia" termal banyoları ve "Bäderhaus" sauna kompleksi.
- Klein-Venedig (Küçük Venedik): Ellerbach'ın Nahe'ye döküldüğü noktada, su kenarına dizilmiş eski balıkçı evlerinin yarattığı romantik manzara.
Ayrıca Mainz'dan kısa bir tren yolculuğuyla ulaşılan Worms kenti, UNESCO Dünya Mirası listesindeki Yahudi mirası (ShUM şehirleri) ve heybetli katedraliyle kentin tarihsel bağlamını tamamlamaktadır.
Mainz, "Altın Mainz" unvanını sadece şanlı geçmişinden değil, aynı zamanda tarihi değerlerini modern yaşamın gereklilikleriyle harmanlama yeteneğinden almaktadır. Katedralin bin yıllık gölgesi altında yükselen dijital medya ve yayıncılık sektörü, kenti Almanya'nın entelektüel ve ekonomik lokomotiflerinden biri yapmaya devam etmektedir.
Kentin geleceği, sürdürülebilir turizm, yüksek teknoloji araştırmaları ve Ren Nehri'nin sunduğu ekolojik değerlerin korunması üzerine inşa edilmektedir. Mainz Zitadelle'nin yeraltı tünellerinden, Landtag'ın şeffaf genel kurul salonuna; Kirschgarten'ın ahşap evlerinden, Gutenberg'in paha biçilemez İncillerine kadar her durak, bu kentin insanlığa kattığı bilgi ve hoşgörü mirasının birer parçasıdır. Ziyaretçiler ve yerleşimciler için Mainz, sadece bir coğrafi nokta değil, aynı zamanda Avrupa medeniyetinin gelişimini adım adım izleyebilecekleri yaşayan bir müzedir.
Şehrin sunduğu bu zenginlikleri tam anlamıyla kavramak için sadece görsel bir gezi yeterli değildir; Mainz'ın ruhunu anlamak, bir pazar sabahı katedralin çan sesleri eşliğinde pazar meydanında bir kadeh Riesling içmek ve Gutenberg'in mirasının modern dünyayı nasıl şekillendirdiğini derinden hissetmekten geçer.